Sosyal Medya Şifresini Paylaşmak Mesajları Kopyalama İzni Verir mi?
I. Giriş
Yakın ilişkilerde sosyal medya şifrelerinin paylaşılması sık karşılaşılan bir durumdur. Bir işlem için yardım istemek veya güven göstermek amacıyla verilen şifre, zamanla hesabın içeriği üzerinde sınırsız yetki bulunduğu düşüncesine yol açabilir. Oysa şifreyi bilmek ile özel yazışmaları kopyalama iznine sahip olmak farklı meselelerdir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19.03.2025 tarihli, 2020/3228 E. ve 2025/2993 K. sayılı kararı, bu ayrımı somut bir olay üzerinden ele almaktadır. Karar, şifresi paylaşılmış bir hesaptaki özel mesajların başka bir ortama aktarılmasının, rızanın kapsamı bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
II. Karara Konu Olay
Sanık, nişanlısının evinde kaldığı dönemde, onun evde bulunmadığı sırada açık bırakılan bilgisayarından Facebook hesabına girmiştir. Hesap sahibinin başka bir kişiyle olan yazışmalarını flaş belleğe yüklemiştir.
Hesap sahibi, yargılama sırasında Facebook şifresini sanığa kendisinin verdiğini belirtmiştir. Buna rağmen mahkeme, şifrenin paylaşılmasının yazışmaların kopyalanıp ele geçirilmesine rıza gösterildiği anlamına gelmediğini kabul etmiştir.
Eylem, TCK m.132/1 kapsamında haberleşmenin gizliliğini ihlal olarak değerlendirilmiştir. Yargıtay da suçun oluştuğuna ilişkin değerlendirmeyi yerinde bulmuş ve hükmü düzelterek onamıştır.
III. Şifre Paylaşımı Neden Sınırsız İzin Anlamına Gelmez?
Bir kişinin hesabına erişebilmek, o hesaptaki her içerik üzerinde serbestçe işlem yapabilmek anlamına gelmez. Verilen iznin hangi amaçla ve hangi işlemler için geçerli olduğu önem taşır.
Karardaki temel ayrım da budur: Hesap sahibi şifresini paylaşmış olsa bile, bu davranış özel yazışmalarının ayrı bir belleğe aktarılmasını kabul ettiğini tek başına göstermez. Hesaba erişim imkânı ile yazışmaların kopyalanmasına rıza aynı kapsamda kabul edilmemiştir.
Bu nedenle yalnızca “Şifreyi bana kendisi verdi” açıklamasına dayanarak yapılan her işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varılamaz. Hesap sahibinin neye izin verdiği ve bu iznin sınırlarının aşılıp aşılmadığı incelenmelidir.
IV. Nişanlılık, Özel Yazışmalar Üzerinde Yetki Verir mi?
İncelenen olayda tarafların nişanlı olması, mesajların kopyalanmasını hukuka uygun hâle getirmemiştir. Yakınlık ve güven ilişkisi, diğer kişinin haberleşmesi üzerinde sınırsız bir tasarruf yetkisi olarak değerlendirilmemiştir.
Kararın bu yönü günlük hayat bakımından önemlidir. Bir kişinin hesabına ulaşmak için teknik bir engeli aşmaya ihtiyaç duymamak, yapılan işlemin izinli olduğunu göstermez. Bilgisayarın açık bırakılması veya şifrenin önceden paylaşılmış olması, özel yazışmaların alınmasına kendiliğinden izin vermez.
V. Mesajların Başkasına Gönderilmesi Şart mı?
Karara konu eylem, özel yazışmaların flaş belleğe yüklenmesidir. Mahkemenin ve Yargıtayın değerlendirmesi de bu kopyalama işlemi üzerinden yapılmıştır.
Dolayısıyla “Mesajları kimseyle paylaşmadım, yalnızca kendim için sakladım” düşüncesi, eylemin hukuki sonucunu tek başına belirlemez. Yazışmaların izinsiz kaydedilmesi de haberleşmenin gizliliği bakımından önem taşır. Karar, değerlendirmenin yalnız mesajların başkalarına gönderilip gönderilmediğiyle sınırlı olmadığını göstermektedir.
Bununla birlikte bu karar, hesaba yapılan her girişin veya her kayıt işleminin koşulları incelenmeden aynı şekilde cezalandırılacağı anlamına gelmez. Yapılan işlem ve buna ilişkin rıza somut olayın özellikleri içinde değerlendirilmelidir.
VI. Kararın Uygulamadaki Önemi
Karar, dijital ortamdaki izinlerin kapsamının açık olması gerektiğini ortaya koymaktadır. Şifre paylaşan kişi açısından hesabına erişim imkânı tanımak, özel yazışmalarını kopyalamayı da kabul ettiği anlamına gelmeyebilir. Şifreyi kullanan kişi açısından ise erişim imkânının bulunması, her işlemin izin kapsamında olduğu varsayımını haklı kılmaz.
Özellikle şu ayrımlar gözden kaçırılmamalıdır:
- Şifreyi bilmek, mesajların kopyalanmasına rıza bulunduğunu tek başına göstermez.
- Yakın ilişki içinde olmak, diğer kişinin özel yazışmaları üzerinde sınırsız yetki sağlamaz.
- Mesajları başka bir ortama aktarmak, bunları kamuya yaymaktan ayrı olarak değerlendirilmesi gereken bir işlemdir.
VII. Sonuç
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin kararı, sosyal medya şifresinin paylaşılması ile özel mesajların kopyalanmasına rıza gösterilmesi arasındaki sınırı ortaya koymaktadır. Somut olayda nişanlısının yazışmalarını flaş belleğe aktaran kişinin, şifre kendisiyle paylaşılmış olsa da haberleşmenin gizliliğini ihlal ettiği kabul edilmiştir.
Dijital bir hesaba erişim imkânı, o hesaptaki özel yazışmaları alma ve saklama konusunda sınırsız izin değildir. Hukuki değerlendirmede esas olan, yapılan işlemin hesap sahibinin rızası kapsamında bulunup bulunmadığıdır.
Av. Fatih Dişçi — discilaw.com