Ceza Hukuku 2 dk okuma

Kasten Öldürmeye Teşebbüste Ceza İndirimi Nasıl Hesaplanır? Yargıtay'dan Emsal Karar

Kasten Öldürmeye Teşebbüste Ceza İndirimi Nasıl Hesaplanır? Yargıtay'dan Emsal Karar

I. Giriş

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 35. maddesi, bir suçun işlenmesine başlanıp da elden olmayan nedenlerle tamamlanamaması halini “teşebbüs” olarak düzenler. Kasten öldürme suçuna teşebbüs halinde, failin cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine 13 yıldan 20 yıla kadar, müebbet hapis yerine ise 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıdır. Peki, bu 9 ile 15 yıl arasındaki ceza neye göre belirlenir?

Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 29.05.2025 tarihli ve 2025/167 E., 2025/4454 K. sayılı kararı, bu takdir yetkisinin sınırlarını çizmektedir.

II. Olay: Av Tüfeğiyle Saldırı ve Yaralama

Dava konusu olayda sanık, husumetli olduğu kişilere evinin penceresinden av tüfeğiyle 7 el ateş etmiştir. Mağdurlardan biri yaralanmış ve alınan doktor raporunda yaralanmanın;

  1. Basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu,
  2. Ancak yaşamını tehlikeye sokan bir durumun olmadığı belirtilmiştir.

Yerel mahkeme, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurarken, 9 ila 15 yıl arasındaki aralıktan 12 yıl hapis cezası vermeyi takdir etmiştir.

III. Yargıtay’ın Bozma Gerekçesi: Alt Sınırdan Uzaklaşma Kriterleri

Yargıtay, yerel mahkemenin bu uygulamasını hukuka aykırı bulmuştur. Kararın gerekçesinde teşebbüs nedeniyle yapılan indirimin “meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına” göre belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Somut olayda mağdurda hayati tehlike oluşmadığı gözetildiğinde, makul bir ceza tayini yerine 12 yıl gibi üst sınıra yaklaşan bir ceza verilmesi “fazla ceza tayini” olarak değerlendirilmiştir.

IV. Hukuki Sonuç: Alt Sınıra Yakın Ceza Verilmeli

Bu karar ışığında, kasten öldürmeye teşebbüs suçlarında;

  • Eğer mağdurda kemik kırığı, organ kaybı veya hayati tehlike yoksa,
  • Zarar “hafif” veya “orta” düzeyde ise, Mahkemelerin 9 yıllık alt sınıra yakın bir ceza (örneğin 9-10 yıl) belirlemesi gerekmektedir. 12 yıl ve üzeri cezalar, genellikle hayati tehlikenin bulunduğu daha ağır vakalar için saklı tutulmaktadır.

V. Sonuç

Ceza davalarında “teşebbüs aşamasında kaldı” tespiti tek başına yeterli değildir. Teşebbüsün “hangi aşamada kaldığı” ve mağdura verdiği zararın boyutu, sanığın cezaevinde geçireceği süreyi yıllarca değiştirebilir. Yargıtay’ın bu emsal kararı, ceza adaletinde orantılılık ilkesinin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.

Blog'a Dön
Bize Ulaşın