Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunda Zincirleme Suç Hükümleri ve TCK 43 Uygulaması
I. Giriş
Türk Ceza Kanunu kapsamında cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlarda, mağdurun yaşı ve rıza ehliyeti, suçun vasfının belirlenmesinde temel kriterdir. Ancak fail ile mağdur arasındaki eylemlerin uzun bir zamana yayılması ve bu süreçte mağdurun yaş grubunun değişmesi (örneğin 15 yaşını doldurması), suçun hukuki nitelendirmesinde karmaşık durumlara yol açabilmektedir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 02.10.2025 tarihli ve 2025/7317 sayılı kararı, eylemlerin zincirleme şekilde gerçekleşmesi durumunda hangi suç tipinden hüküm kurulması gerektiğine dair önemli bir içtihat oluşturmaktadır.
II. Dava Konusu Olay
İncelenen Yargıtay kararına konu olayda; sanığın, yeğeni olan mağdureye karşı, mağdure dokuz yaşındayken başlayan cinsel istismar eylemlerinde bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkeme kayıtlarına göre süreç şu şekilde işlemiştir:
- Eylemler mağdure dokuz yaşındayken “sürtme” suretiyle başlamıştır.
- Mağdurenin on iki - on üç yaşlarından sonra eylemler “organ sokma” (nitelikli hal) şeklinde devam etmiştir.
- Mağdure on beş yaşını doldurduktan sonra on sekiz yaşına kadar olan süreçte de eylemler, cebir veya tehdit olmaksızın sürmüştür.
Yerel mahkeme, bu süreçte sanık hakkında hem “Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı” hem de 15-18 yaş aralığındaki eylemler için “Reşit Olmayanla Cinsel İlişki” suçlarından ayrı ayrı hükümler kurmuştur.
III. Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, dosya üzerindeki incelemesinde suç vasfının tayini ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması noktasında yerel mahkemenin kararını hukuka aykırı bulmuştur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatlarına ve 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesine atıf yapan Daire, şu hukuki ilkeleri vurgulamıştır:
- Tek Suç İşleme Kararı: Eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı işlenmesi “zincirleme suç” oluşturur.
- Ağır Olan Suçtan Ceza Tayini: Zincirleme suçlarda, failin işlediği suçlardan bir kısmı suçun basit, bir kısmı nitelikli hali ise veya farklı suç tiplerine giriyorsa; en ağır cezayı gerektiren suç üzerinden temel ceza belirlenmeli ve TCK 43. maddesi uyarınca artırım yapılmalıdır.
Kararda şu ifadeye yer verilmiştir:
“Sanığın, katılan mağdurenin on beş - on sekiz yaş aralığındaki cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın anal yoldan zincirleme şekilde organ sokma eylemlerinin ise hukuki konuları ve muhakeme şartları itibariyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ile aynı nevinden olup, zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla…”
IV. Hukuki Sonuç ve Önemli Noktalar
Yargıtay, mağdurun 15 yaşını doldurmasından sonraki rızalı eylemlerin “Reşit Olmayanla Cinsel İlişki” suçu kapsamında değerlendirilip ayrı bir ceza verilmesi yerine, tüm sürecin bir bütün olarak en ağır suç üzerinden cezalandırılması gerektiğine hükmetmiştir.
- Bütünlük İlkesi: Mağdur 15 yaşından küçükken başlayan ve 15-18 yaş aralığında da devam eden eylemler hukuki veya fiili kesinti olmaksızın sürdüğünden “zincirleme suç” olarak kabul edilir.
- Ağır Ceza Uygulaması: Bu zincirleme süreçte, sanığın eylemleri TCK 103/2 (Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı) kapsamında en ağır cezayı gerektirdiğinden, ceza bu madde üzerinden belirlenmeli ve zincirleme suç hükümleriyle artırılmalıdır.
- Hatalı Uygulama: Yerel mahkemenin suçları bölerek ayrı ayrı hüküm kurması veya eksik ceza tayini bozma nedeni sayılmıştır.
V. Sonuç
Bu karar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlarda “zaman aşımı” veya “yaş dönümleri” nedeniyle suç vasfının değiştiği durumlarda, eylemlerin bir bütün olarak “zincirleme suç” kapsamında en ağır ihlal üzerinden cezalandırılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Yargıtay, sanık aleyhine olacak şekilde ceza adaletinin tam tecellisi için TCK 43. maddesinin etkin uygulanmasını aramaktadır.