Faturayı Defterlerine İşleyen Tacir Malı Teslim Almış Sayılır: Yargıtay 11. HD Kararı

Fatura, defter kayıtları ve mal teslimi ilişkisini temsil eden soyut hukuk bürosu estetiği görsel

I. Giriş

Ticari hayatın en temel belgelerinden biri olan fatura, hem vergi hukuku hem de ticaret hukuku bakımından birden fazla hukuki işleve sahiptir. Fatura, mal tesliminin veya hizmet ifasının varlığını gösteren bir belge olmanın ötesinde, karine işlevi de üstlenir: karşı tarafın defterlerine kaydedildiği ve vergi dairesine bildirildiği ölçüde, malın teslim edildiğine ilişkin güçlü bir karine oluşturur. Bu karinenin ne zaman ve hangi koşullarda geçerli olduğu, hangi durumlarda çürütülebileceği ve iade faturasının bu karineyi ne ölçüde ortadan kaldırabileceği, özellikle mali müşavirlerin müvekkillerini koruması gereken kritik hukuki meselelerden biridir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 30.03.2026 tarihli ve 2025/4982 E., 2026/1788 K. sayılı kararı, faturanın karine değeri, 8 günlük itiraz süresi, iade faturasının geçerliliği ve defter kayıtları arasındaki çelişkinin sonuçları bakımından emsal niteliktedir. Karar, özellikle fatura üzerinden başlatılan icra takiplerine yapılan itirazların iptali davalarında uygulanacak temel ilkeleri yeniden teyit etmektedir.

II. Dava Konusu Olay

Davacı tedarikçi, davalı alıcıya çeşitli tarihlerde düzenlediği faturalar karşılığında muhtelif mallar teslim etmiştir. Davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine davacı, alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatmış; davalı, icra takibine haksız yere itiraz ederek takibin durmasına neden olmuştur. Bunun üzerine davacı, itirazın iptali ve %20 oranında icra inkar tazminatı talepli dava açmıştır.

Davalı, savunmasında; kendisine herhangi bir mal teslim edilmediğini, davacının dayandığı faturalardaki imzaların sahte olduğunu, davacı şirket sahibinin kardeşi ile bir iş ortaklığı bulunduğunu, bu dönemde bazı işlerin yürütüldüğünü ve faturaların hile ile muhasebecinin aldatılması suretiyle defterlere işlendiğini ileri sürmüştür. Davalı ayrıca, gerçeği öğrendiğinde iade faturası düzenleyerek noterden gönderdiğini, ancak davacının iade faturasını kabul etmediğini beyan etmiştir.

III. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi Kararları

İlk Derece Mahkemesi (Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi), davanın reddine karar vermiştir. Mahkeme, alınan bilirkişi raporuna dayanarak;

  • Davacının ticari defterlerinde davalının 120… hesabı altında takip edildiğini,
  • Yevmiye defteri 2018 dönemi açılış kaydında dava konusu fatura bedellerinin 237.699,20 TL olarak yer aldığını,
  • Davacının envanter defterinde 77.621,20 TL borç bakiyesi bulunduğunu,
  • Her iki tarafın elinde bulunan faturada farklılıklar bulunduğunu,
  • Davacının yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmadığını,

tespit etmiş ve davacının davalı ile akdi ilişkisinin bulunduğunu yazılı delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Mahkeme ayrıca, davacının açıkça kötü niyetli olarak alacaklı olmadığını bildiği halde takip başlattığından bahisle, asıl alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine hükmetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (Bursa BAM 5. HD) ise istinaf başvurusunu değerlendirerek kararı kaldırmış ve davanın kabulüne karar vermiştir. BAM’a göre;

  • Takibe konu faturaların her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu ve BS formları ile vergi dairesine bildirildiği,
  • Faturaların davalı defterlerine kaydedilmesinin malın teslimine karine teşkil ettiği ve aksinin davalı tarafından yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiği,
  • En son faturanın tarihinin 24.10.2017, davalının defterine kaydettiği faturalara karşılık kesilen 3 adet iade faturasının ise 17.10.2018 tarihli olduğu ve bir yıl sonra düzenlendiği,
  • Faturayı alan kişinin 8 gün içinde faturaya itiraz etmesi gerektiği ve davalının süresi içinde itiraz etmediği,
  • İade faturalarının onaylı davalı yevmiye defterinde kayıtlı olmadığı ve mal iadesine ilişkin delil sunulmadığı,
  • Davacının envanter defterinde 160.078 TL ödeme kaydı var ise de yevmiye defterinde bu kaydın bulunmadığı ve envanter defterindeki kayda itibar edilemeyeceği,

tespit ve değerlendirmeleriyle, faturaya dayalı alacağın likit olduğu ve malların teslim edilmediğine ilişkin ispat yükünün davalıda olduğu sonucuna varılmıştır.

IV. Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, BAM kararını HMK m.370/1 uyarınca onayarak kesinleştirmiştir. Daire’nin onama kararı, aşağıdaki hukuki ilkelerin teyidi niteliğindedir:

A. Faturanın Karine Değeri

Faturanın davalı tacirin defterlerine kaydedilmesi ve BS formları ile vergi dairesine bildirilmesi, malın teslimine karine oluşturur. Bu karine, faturanın salt varlığından değil, karşı tarafın kendi iradesiyle defterlerine işlemesinden ve vergi otoritesine bildirmesinden kaynaklanır. Karineyi çürütmek isteyen taraf, bu yükümlülüğü yazılı delillerle yerine getirmelidir; soyut iddialar yeterli değildir.

B. 8 Günlük İtiraz Süresi

Yargıtay, faturayı alan tacirin 8 gün içinde faturaya yazılı itiraz etmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamıştır. Bu süre, ticari hayatın olağan akışına uygun olarak makul bir kontrol süresi olarak kabul edilmektedir. Süresinde itiraz edilmemesi, faturanın içeriğinin (mal cinsi, miktar, bedel) kabul edildiği anlamına gelir.

C. İade Faturasının Geçersizliği

Karar, iade faturasının tek başına yeterli olmadığını açıkça ortaya koymaktadır:

  • İade faturasının süresinde düzenlenmesi gerekir; bir yıl sonra düzenlenen iade faturası geç itiraz niteliğindedir.
  • İade faturasının onaylı yevmiye defterinde kayıtlı olması gerekir.
  • Mal iadesinin fiilen gerçekleştiğinin kargo/teslim belgesi gibi yazılı delillerle tevsik edilmesi gerekir.

Bu üç koşulun birden sağlanmadığı durumlarda iade faturası, faturanın karine değerini ortadan kaldırmaz.

D. Defterler Arası Çelişkinin Sonucu

Davacının envanter defterinde ödeme kaydı görülmesine rağmen yevmiye defterinde aynı kaydın yer almaması, defterler arası çelişki sayılmış ve söz konusu kayda itibar edilmemiştir. Bu yaklaşım, HMK m.222/2’nin “defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şartı”nın doğrudan uygulamasıdır.

V. Kararın Önemi ve Sonuçları

Bu karar, özellikle mali müşavirler ve muhasebe departmanları için üç kritik riski gözler önüne serer:

1. Defter kaydı bir kabuldür. Müvekkilinize gelen bir faturayı defterlere işlemek, o faturanın içeriğini kabul etmek anlamına gelir. İçerik kontrolü (mal cinsi, miktar, bedel) faturayı aldıktan sonra 8 gün içinde yapılmalı; tereddüt halinde derhal yazılı itiraz edilmelidir. Bu süre geçtikten sonra yazılı delille desteklenmeyen itirazlar geç itiraz sayılır ve faturanın karine değerini çürütmez.

2. İade faturası tek başına çözüm değildir. Müvekkiliniz bir malı teslim almadığını iddia ediyorsa, yalnızca iade faturası düzenlemek yetmez; aynı zamanda malın fiilen iade edildiğinin kargo/teslim belgesi ile belgelenmesi, iade faturasının onaylı yevmiye defterine kaydedilmesi ve tüm bu işlemlerin süresinde yapılması gerekir. Aksi halde iade faturası geçersiz sayılacak ve müvekkiliniz faturanın tamamından sorumlu tutulacaktır.

3. Defter tutarlılığı şarttır. Yevmiye defteri, envanter defteri ve defter-i kebir kayıtlarının birbirini doğrulaması gerekir. Çelişki halinde kayıt, kaydı iddia eden tarafın aleyhine yorumlanır. Kapanış tasdikinin yapılmaması da HMK m.222/4 uyarınca defterin sahibi aleyhine delil olmasına yol açabilir.

VI. Sonuç

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 30.03.2026 tarihli kararı, ticari hayatın temel belgesi olan faturanın hukuki değerini bir kez daha teyit etmektedir. Fatura, salt bir vergi belgesi değildir; aynı zamanda mal teslimine karine oluşturan, defterlere işlenmesiyle içeriği kabul edilmiş sayılan ve iade faturasıyla kolayca hükümsüz kılınamayan bir hukuki belgedir. Mali müşavirlerin müvekkillerini bu karar karşısında bilgilendirmesi, özellikle 8 günlük itiraz süresi ve iade faturasının geçerlilik koşulları konusunda uyarması, ileride doğabilecek icra takipleri ve itirazın iptali davalarında kritik önem taşımaktadır.

Av. Fatih Dişçi — discilaw.com

Bu yazıyla ilgili Instagram paylaşımımız

Sıkça Sorulan Sorular

Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre bu çok zordur. Faturanın defterlere kaydedilmesi ve BS formları ile vergi dairesine bildirilmesi malın teslimine karine oluşturur. Bu karine ancak yazılı delillerle (kargo teslim tutanağı, tanık beyanları, eksik/hasarlı mal belgesi vb.) çürütülebilir. İtiraz süresi olan 8 gün içinde yazılı itiraz edilmediğinde karine daha da güçlenir. Karar, davalının faturayı "aldığını ve malı teslim aldığını ikrar etmesi"ni kritik bir delil olarak değerlendirmiştir.
İade faturası tek başına yetmez. Yargıtay, bir yıl sonra düzenlenen, onaylı yevmiye defterinde kaydı bulunmayan ve mal iadesine ilişkin somut delil sunulamayan iade faturalarını geçersiz saymıştır. İade faturasının geçerli olabilmesi için (i) faturayı alan tarafın itiraz süresi içinde yazılı bildirimde bulunması, (ii) iade faturasının süresinde düzenlenmesi, (iii) iade edilen malların fiilen iade edildiğinin kargo/teslim belgesiyle tevsik edilmesi ve (iv) her iki tarafın yevmiye defterlerine işlenmesi gerekir.
Yargıtay'ın incelediği kararda, davacının envanter defterinde 160.078 TL ödeme kaydı bulunmasına rağmen yevmiye defterinde bu kaydın yer almaması, defterler arası çelişki sayılmış ve söz konusu kayda itibar edilmemiştir. Bu durum, ticari defterlerin HMK m.222 kapsamında delil değeri taşıyabilmesi için kayıtların birbirini doğrulaması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Defterlerdeki çelişki, kaydı iddia eden tarafın aleyhine yorumlanır.
Yargıtay'ın yerleşik içtihadında kabul edilen 8 günlük itiraz süresi, faturanın ticari hayatın olağan akışına uygun olarak makul sürede kontrol edilmesi gerektiği ilkesine dayanır. Bu süre içinde yazılı itiraz edilmemesi, faturayı alan tacirin faturanın içeriğini (mal cinsi, miktar, bedel) kabul ettiği anlamına gelir. Süre geçtikten sonra yapılan itirazlar geç itiraz sayılır ve faturanın karine değerini çürütmek için yeterli olmaz. Mali müşavirlerin müvekkillerini bu konuda uyarması büyük önem taşır.
Karar, mali müşavirlerin günlük pratiğinde sıkça karşılaşılan üç riski gözler önüne serer: (1) Müvekkilinize gelen bir faturayı defterlere işlerken 8 gün içinde içerik kontrolü yapılmalı; tereddüt halinde derhal yazılı itiraz edilmelidir. Bu süre geçtikten sonra yazılı delille desteklenmeyen itirazlar geç itiraz sayılır ve faturanın karine değerini çürütmez. (2) Müvekkiliniz bir malı teslim almadığını iddia ediyorsa, yalnızca iade faturası düzenlemek tek başına yetmez; aynı zamanda malın fiilen iade edildiğinin kargo/teslim belgesi ile belgelenmesi, iade faturasının onaylı yevmiye defterine kaydedilmesi ve tüm bu işlemlerin süresinde yapılması gerekir. (3) Defter tutarlılığı şarttır. Yevmiye defteri, envanter defteri ve defter-i kebir kayıtlarının birbirini doğrulaması gerekir. Çelişki halinde kayıt, kaydı iddia eden tarafın aleyhine yorumlanır. Kapanış tasdikinin yapılmaması da HMK m.222/4 uyarınca defterin sahibi aleyhine delil olmasına yol açabilir.

İlgili Yazılar

Bize Ulaşın